Hekim, parmağile göğüs kafesine vurduğu kazan çıkan sesi dinler ve mânalandırır. Bu, en eski ve en mühim bir teşhis vasıtasıdır. Sağ tarafta akciğer üstünde bu
ses dolgun ve kuvvetlidir. Kalb üstünde ise hafiftir, bu hafiflemeÂden faydalanarak kalbin sınırları çizilebilir. Bu usretle kalbin büÂyüyüp büyümediÄŸi anlaşılır, ikinci bir usul bizzat kalbin çıkardıÂğı sesleri yani birinci ve ikinci […]
Posted on Mart 10th, 2007 tarafından admin
Filed under: SaÄŸlık Konuları | No Comments »
Kalb nahiyesi dinlenirse daima iki sesi tekrarÂlandığı görülür. Bunlara birinci ses ve ikinci ses derler. Birinci ses uzunca, tok, ikinci ses kısa, mat bir sestir. Birinci ses karınÂcıkların sitolüne rastlar.
İkinci ses karıncıkların gevşeme devrine rastlar. Birinci ses
klab adalesinin kasılmasından, ikinci ses damar kapaklarının kaÂ
panışından meydana gelir.
Posted on Mart 10th, 2007 tarafından admin
Filed under: SaÄŸlık Konuları | No Comments »
Kalb gevÅŸeme ve sıkışma (sistol ve diÂ
yastol) nöbetleri içinde         çarparlar. Kulakçıkların sistolu esnasınÂ
da karıncıklar gevşeme          halindedir. Bu hareketi şöyle sıralıyabi-
liriz:
Büyük toplar damardan kan kulakçıkları dolar. O zaman kuÂlakçıklar kasılır ve kanı o esnada gevÅŸek halde bulunan karınÂcıklara iter. Bu sırada kulakçıklarla karıncıklar arasında buluÂnan kapaklar açık bulunurlar. Kulakçık kasılmasının bitiminden sonra gevÅŸer, karıncıklar kasılmaya baÅŸlar. […]
Posted on Mart 10th, 2007 tarafından admin
Filed under: SaÄŸlık Konuları | No Comments »
Hücrelerin muhtaç olduÄŸu gıdaları ve oksijeni götürÂmek, oralarda meydana gelen zararlı maddeleri uzaklaÅŸtırmak için kanın, durmadan vücudu dolaÅŸması lâzımdır. Bu harekete, kan dolaşımı derler. Kan bir mayi olduÄŸuna göre, bir mayi giÂbi yüksek basınçlı yerlerden alçak basınçlı yere doÄŸru akar. Bu basınç farkı olmasa kan hareket edemez, iÅŸte kanın dolaşımı ve hareketi için lüzumlu olan […]
Posted on Mart 10th, 2007 tarafından admin
Filed under: SaÄŸlık Konuları | No Comments »